KEMAL TÜRKLER’İN YAŞAMI

KEMAL TÜRKLER’İN YAŞAMI

Kemal Türkler sayısız mücadele, direniş, grev ve eyleme öncülük etmiş defalarca kolluk güçlerinin şiddetine maruz kalmış, gözaltına alınmış ve yargılanmış olmasına rağmen duruşundan ve tavrından asla ödün vermeyen Türkiye sendikal hareketine ve işçi sınıfı mücadelesine damgasını vurmuş bir işçi lideridir.

Denizli’de 1926 yılında yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğinde işçi sınıfı mücadelesine damga vuracak tarihi olayların en önemli liderlerinden biri olacağını elbette kimse bilemezdi.

Kemal Türkler mücadele dolu yaşamında lise tahsilini, gömlek ustalığı, ayakkabı işçiliği gibi çeşitli işlerde çalışarak tamamlayabildi. Bu azmi O’nun İ.Ü Hukuk Fakültesine yazılması ile devam etti. Ancak 1947 yılında Hukuk Fakültesini babasının sağlık sorunları nedeniyle yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Aynı zamanda Sıtkı Bütün Emaye (Emayetaş) Fabrikasında çalışıyordu. 1947 yılında kurulan ve adı daha sonra Maden-İş olarak değişecek olan Demir-İş Sendikasına 1951 yılında üye oldu.

1952 yılında aynı sendikanın Bakırköy Şubesinde şube sekreteri olarak görev aldı. Daha sonra çalıştığı işyerinde işçi mümesilliği görevini de üstlenen Türkler, her iki görevini de çeşitli engellere rağmen başarıyla ve kararlılıkla sürdürdü.

Kemal Türler 1954 yılında Demir-İş Sendikasının Genel Sekreterliğine seçilse de aynı yıl Yusuf Sıdal’ın istifasının ardından Genel Başkanlık görevini devralmıştır

Genel Başkan olmasının ardından sendika hızla büyüdü ve işkolunun en güçlü ve en saygın sendikası haline geldi.

Genel Başkanlığı sırasında Maden-İş Sendikası Uluslararası Metal İşçileri Federasyonu İMF’ye üye oldu.

Kemal Türkler 1961 yılında sosyalist bir program içeriğine sahip olan Türkiye İşçi Partisinin kurucuları arasında yer aldı.

Kemal Türkler 1963 yılında Cumhuriyet tarihinin ilk grevi olan Kavel Kablo fabrikasındaki grevin örgütlenmesinde çok önemli bir rol üstlendi ve bu grevin başarıyla tamamlanmasını sağladı. Kavel greviyle Türkiye işçi sınıfı tarihi yeniden yazılmaya başlanmış, işçi sınıfının hak alma yolundaki en önemli araçlarından biri olan grev hakkına kavuşmasına yol açmıştır.

Gerçekten de Kavel grevi sayesinde 274 sayılı Sendikalar Kanunu ile 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunları çıkartılarak Türkiye’de grevli, toplu sözleşmeli sendikalaşma dönemi resmen başlamış oldu.

1960 yılların ikinci yarısından itibaren işçi sınıfının eğitimine özel bir önem veren Maden-İş Sendikası Kemal Türkler öncülüğünde, İşçi Üniversitesi olarak bilinen Maden-İş Eğitim Tesislerinin (MİTES) kısıtlı maddi imkanlara rağmen temelini atmıştır. Kemal Türkler bu tesislerin inşaatında bizzat çalışarak katkı sunmuştur. Tesis yenilenmiş haliyle bugün de Kemal Türkler Eğitim ve Tatil Sitesi olarak faaliyetlerini sürdürmekte, işçi sınıfına ve dostlarına hizmet etmektedir.

Kemal Türkler Maden-İş Sendikasının Genel Başkanı olarak 13 Şubat 1967 yılında kurulan DİSK’in Genel Başkanlığı’na seçilmiştir.

Hızla büyüyen ve işçi sınıfı için büyük bir umut haline gelen DİSK, sermaye ve hükümet için büyük bir tehdit olmaya başlayınca, önünü kesmek için Sendikalar Yasasında değişiklikler içeren yeni bir yasa tasarısı hazırlanmış, bunun üzerine Kemal Türkler 14 Haziran 1970 günü tarihi konuşmalarından birini yaparak, kamuoyuna 15 Haziran’da şalter indireceklerini belirterek tüm işçilere “Genel Grev” çağrısı yapmıştır.

Bu konuşmanın ardından yüz binlerce işçinin üretimi durdurarak meydanlara inmesiyle Türkiye işçi sınıfı tarihinin en önemli olayları yaşanmış ve tarihe 15-16 Haziran direnişi olarak geçmiştir.

Genel Başkanlığı döneminde işçi sınıfı tarihi açısından birçok ilk yaşanmıştır; ekonomik talep içermeyen ilk ve en büyük işçi eylemleri olarak tarihteki yerini alan 15-16 Haziran eylemlerinin yanı sıra, Devlet Güvenlik Mahkemeleri direnişleri, Faşizme İhtar eylemleri gibi tarihe geçen eylemlere önderlik yapmıştır.

Yine Türkiye’de ilk defa, işçi sınıfının Birlik Mücadele ve Dayanışma günü olan 1 Mayısların kitlesel olarak Taksim Meydanında kutlanmasına da öncülük etmiş, 1 Mayıs 1977 Mitinginde yüzbinlerce işçiyle birlikte Taksim’i işçi sınıfı adına 1 Mayıs Meydanı olarak ilan etmiştir.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin öncülü olan 24 Ocak ekonomik kararlarının ilan edilmesiyle beraber işçi sınıfı üzerindeki baskıların artacağını öngörmüş ve “Bu kararları bizi yok etmeden uygulayamazlar” diyerek tavrını net olarak ortaya koymuştur.

Kemal Türkler 22 Temmuz 1980 günü sabahında evinden sendikasına gitmek üzere arabasına bindiği anda çok yakından açılan çapraz ateş sonucu katledilmiştir.

Kemal Türkler 1954 yılında seçildiği Maden-İş Sendikası Genel Başkanlık görevini katledildiği 22 Temmuz 1980 tarihine kadar, kurucusu olduğu DİSK’in genel başkanlık görevini ise 1967 yılından 1977 yılına dek işçi sınıf tarihine damga vuran başarıların öncülüğünü yaparak sürdürmüş, Türkiye işçi sınıf tarihinin gördüğü en büyük işçi lideri olarak yaşamını tamamlamıştır.

Bir cevap yazın